All for Joomla The Word of Web Design

ESPRESSO: Kahve’ye Yapılan Muhteşem Dokunuş

espresso kahve çekirdekleri görseli

ESPRESSO: Kahve’ye Yapılan Muhteşem Dokunuş

Yorgun bir gün mü geçirdiniz? Yoksa siz de sabah uyanmakta zorlananlardan mısınız? O zaman kendinize kokusuyla sizi büyüleyecek ve sizi kendinize getirecek bir espresso yapın. Ya da yanı başınızda bulunan dükkandan alacağınız bir espresso ile kendinizi ödüllendirin. Adı İtalyanca “pres” sözcüğünden gelen bu kahve tüm kahvelerin özünü de oluşturur. Aynı zamanda hazırlanması, saniyeleri almaktadır. Sevdiğiniz lezzet 30 saniyede yanınızda…

Sizin için tutkuya dönüşecek bu tat, Arabica çekirdeklerinden oluşmaktadır. Bu kahve çekirdekleri, yamaçların dik kısmında bulunan kahve ağaçlarının erginliğe ulaşmış kırmızı meyvelerinin el ile toplanmasından elde edilmektedir.

Espressoyu Sevebilme Sebeblerim

Ne derler bilirsiniz “ kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Genelde bu lafı söylediğimizde aklımıza keskin kokusu ve muhteşem tadıyla Türk kahvesi gelmektedir. Türk kahvesinin içimi kolaydır. Eğer siz, “Damağımda katkısız bir kahve tadı kalmalı,” veya “İçtiğim kahve net ve sert olmalı” diyenlerdenseniz; Siz de “Espressonun karşı koyulamaz ruhuna kapılmışsınız” demektir.

Espresso Tarihine Göz Atalım

Sizin sevginizi kazanacak bu kahve türünde basınç büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü kahve çekirdeklerinin sıkıştırılarak özünün çıkarılması esasına dayanmaktadır. 1901 yılından bugüne kadar bu olayın kolaylaştırılması amacıyla kahveye sevgi ile bağlanmış kişiler tarafından çeşitli makineler geliştirilmiştir.

Gerçek anlamada yapılan ilk espresso makinesini İtalyan mucit, Luigi Bezzera uzun süren çalışmlar sonunda 1901 yılında yapmıştı. Yapılan makinenin tek sıkıntısı bulunmaktaydı; Su Buharı… Yapılan makine, su baharı yüzünden aşırı ısınmaktaydı ve soğutma işlemi ya zaman kaybıydı ya da yapılamıyordu. 1903 yılına gelindiğinde Desiderio Pavoni adındaki İtalyan, cihazı çok beğenerek patentini satın alır. Luigi Bezzera ile çalışmaya devam ederken, sorun yaratan sisteme de çözüm aramayı sürdü. 1906 yılında cihaz tüm Dünya’da tanındı. Buhar sorunu kısmi derecede çözülen cihazın, artık yeni bir sorunu vardı; Basıncın az olması… 1930’lu yıllara kadar bu makine kullanılmaya devam etti. Bu yıllarda makine için bir gelişme olması ve basınç sorununu halledilmesi amacıyla “pistonun kullanılması” fikri ortaya atıldı. Ama bu konu üzerinde çalışma yapan mucit sonucunu göremeden yaşamını yitirdi. 30’lu yılların sonunda İtalyan Giovanni Achille Gaggia piston fikrini değerlendirerek ilk vidalı pistona sahip espresso makinesini üretmeye başladı. Sonrasına yaratılan bu buluşun, insan güvenliğini tehlikeye düşüreceğine inanan Gaggia, 1947 yılında yaylı bir piston kullanarak yeni bir makine yaptı. Böylelikle espresso makineleri için modern Dünya’ya yardımcı olacak yapı taşını da atmış oldu. Tam 13 yıl sonra Ernesto Valente’nin üretmiş olduğu yeni espresso makinesi ile pistonla çalışan makineler terk edilerek, otomatik pompalama sistemine geçilmiştir. Böylelikle makinenin basıncı da 9 bar ile sabitlenmiştir.

Espressoda 9 bar Basınç Neden Önemlidir?

Basıncın az olması nasıl sorunlara neden olmaktadır? Sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim. Espresso makinelerinin yapımı ve günümüze kadar gelişimindeki değişimlerden bahsederken, mucitlerin karşılaştığı sorunlardan da size bahsettim. Desiderio Pavoni’nin karşılaştığı sorun basıncın az olmasıydı. Bunun ne gibi etkileri olabilir? Hemen söyleyelim. Kahve çekirdekleri iyi süzülemediğinden kahvelerin de istenen ve beklenen o tutkulu tat maalesef ki alınamamış. Günümüzdeki çoğu evde bulunan modern espresso makinesi 9 bar basınca sabitlenmiştir. Bu da dünya atmosferinin kendisinden 9 kat fazlalıkta bir basıncın uygulandığı anlamına gelmektedir. Böylelikle kahve özü istendiği gibi çıkartılarak, espresso ile tanışanların ruhuna güzel bir dokunuş yapılmış oldu.

Ruh doygunluğunuz için hemen bir espresso içmelisiniz… Afiyet olsun…

Dark Beans Espresso kahve çekirdeklerini tatmak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçin.